Arama Motoru Optimizasyonu Arşivi

Meta Description Google Sıralamanızı Yeniden Etkilemeye Başladı

// Şubat 27th, 2010 // 8 Comments » // Arama Motoru Optimizasyonu

Durun hemen atlamayın. Ben de biliyorum Google’un 2009 senesinde bunu yalanlayacak şekilde açıklama yaptığını. Bu aralar günlerimiz SEO ve Sosyal Medya AR-GE çalışması yaparak geçiyor. Ocak ayından beri gözlemlediğim, ancak adını bir türlü koyamadığım bir gelişmeyi SiteProNews‘ten gelen bir e-bülten mesajı ile doğrulamış oldum. Onu sizinle paylaşmak isterim. SEO konusunda çok büyük bir devrime işaret ediyor. Bildiğimiz anlamda SEO’nun da sonu oluyor. Ancak SEO uzmanlarının bu değişime adapte olmaları ve değişimi kendi lehlerine bir avantaja dönüştürmeleri de mümkün.

Google 2010 Ocak ayından itibaren “personalized search”  (kişiselleşmiştirilmiş arama) kavramını devreye soktu. Bir örnek vereyim açıklamak için;

Geçtiğimiz sene Google hesabınıza kullanıcı adınız ve şifreniz ile giriş yaptıktan sonra Google hangi siteleri gezdiğinizi ve arama sonuçlarında hangi sitelere tıkladığınızı kaydediyor ve bir sonraki aramanızda (Google hesabınıza giriş yaptığınız durumlarda) onları arama sonuçlarında normalde olmaları gereken yerin oldukça üstünde bir yerlerde sıralıyordu.

2010 ile birlikte Google hesabınıza giriş yapmış olsanız da  olmasanız da Google artık daha önceden Google arama sonuç sıralamalarında hangi sitelere tıkladığınızı ve ziyaret ettiğinizi internet tarayıcınızın cookie lerinden takip edebiliyor. Bu veriler “web history” adı altında kaydediliyor. Bir sonraki sefer benzer bir Google araması yaptığınızda, arama sonuç sıralamalarında o siteleri üst sıralara taşıyor.

Bu bizim açımızdan ne ifade ediyor diye sorarsanız, şöyle izah edeyim.

Diyelim ki “cep telefonu” araması yaptı Ahmet bey. O sırada Google’da ilk sayfanın sonlarında yer alan xxxx ve yyyy sitelerinin “meta descriptionları” (“site açıklaması”, genelde Google arama sonuçlarına site başlığının altında yer alan açıklama kısmı) çok enteresan geldi ve aradığı bilgiye ulaşabilmek için sırayla o sitelere tıkladı.

Bir kaç hafta sonra bu kez alışveriş amaçlı aynı aramayı yaptığında xxxx sitesini ve yyyy sitesini Google’da ilk 4 site arasında gördü Ahmet bey. Hatta bu kadar çabuk üst sıralara yükselmelerini de takdir etti. Ahmet bey Google’da ilk sıralarda yer alan siteleri alışveriş açısından daha güvenilir buluyordu ve alışverişini xxxx sitesinden yaptı. Normalde daha üst sıralarda yer alması gereken siteleri farkında olmadan elemiş oldu.

Buradan konuyu “meta description” ların yeniden önem kazanmasına bağlamak istiyorum. Sitenizin ya da blogunuzun “meta description”‘ı Google sonuç sıralamalarında yükselme sağlamasa dahi, insanlar Google arama sonuçlarından sitenizi bir kez ziyaret ettiler mi sonraki seferlerde üst sıralarda yer almanız çok yüksek bir ihtimal. Site açıklaması kısmına ilginç ve davetkar birkaç cümle yazmanız bu açıdan çok önemli hale geldi. Ne kadar güzel bir “meta description”, o kadar çok ziyaretçi ve satış…

Günlerim “abi gördün mü xxxxx kelimesinde Google’da ilk 4 içine girmişim” diyenleri üzülerek gerçek durum hakkında bilgilendirmekle geçiyor. Eski usül ya da klasik SEO’nun sonu gibi görünse de hala SEO uzmanlarına çok iş düşüyor. En azından ziyaretlerin satışa “dönüşümü” bağlamında. Temel SEO uygulamaları hala önemini koruyor.

SEO hizmeti alırken de uyanık olun. İşin ehli olmayan insanlar tarafından Google sıralamalarınız konusunda çok rahat bir şekilde kandırılabilirsiniz. Size yukarıda yazdığım ve neredeyse 2.ayını dolduran gerçekler konusunda halihazırda çalıştığınız SEO uzmanınız size hala bilgi vermediyse onların da samimiyetini ve bilgisini sorgulamanızda yarar var…

  • Share/Bookmark

Google ‘Caffeine’’in Yararları

// Ekim 28th, 2009 // 8 Comments » // Arama Motoru Optimizasyonu

Businessman with coffee IV

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Hakkımda çıkan “ortadan kayboldu” söylentilerine daha fazla kayıtsız kalamadım. Bu uzun ayrılık boyunca neler mi yaptım? O kadar çok şey yaptım ki; bir yandan Mert’in Blog Akademisi dersleri, diğer yandan 2010 Ocak ayı için yeni dönem ve yeni eğitim paketleri hazırlığı, SEO danışmanlığı, kurumsal blog ve sosyal medya danışmanlığı, ve daha bir sürü şey. Uzun süredir okumadığım kadar çok kitap okudum. Birisi bana “hayatında öyle yoğun bir dönem olacak ki, en sevdiğin şeyi, blog yazmayı dahi uzun süre ihmal edeceksin” deseydi herhalde güler geçerdim. Bu hasrete bir son vermek gerekiyordu. Nihayet huzurlarınızdayım.

Bu aralar bütün ilgim arama motoru savaşlarına yoğunlaşmış durumda. Bing’in kısa süre içinde Google’dan pazar payı kapmasına “rest” diyen Google’un hayata geçirmek üzere olduğu “Google Caffeine” ve bu yeni algoritma değişikliğinin olası etkileri uykularımı kaçıracak denli hayatımı işgal etmiş durumda. Uykumu kaçırmasının nedeni bu yeni algoritma değişikliğinden negatif etkileneceğime dair bir kaygı taşıyor oluşum değil. Amerikalı arama motoru uzmanlarının ve internet pazarlamacılarının Google Caffeine ile ilgili öngörülerini anlattıkları webinarlara katılmaktan bitap düşmüş vaziyetteyim. Aradaki saat farkından dolayı çoğu webinar gece 1-2 gibi başlayıp 4′te sonlanıyor.

Google “Caffeine” versiyonu ile arama motoru yarışındaki lider konumunu daha da perçinlemek istiyor. Biz blog yazarları açısından bu değişikliğin en büyük yararı nedir derseniz, hiç şüphesiz arama sonuç sıralamalarında sosyal medya kullanım etkisinin daha da artmış olmasıdır derim. Dolayısıyla bir blog yazıyorsanız, bunu sosyal medyada hedef kitlenize ulaştırıyorsanız doğru yoldasınız.

Caffeine’in diğer bir faydası da gün ve saat içinde dahi değişkenlik gösterebilen sıralama sonuçları sunuyor olacak olması. Nedir hocam, biraz daha açar mısın derseniz, açayım. “Belli bir kelimede Google’da birinci sıradayım, oraya çöreklendim, topunuz gelseniz beni yerimden edemezsiniz” şeklinde bir yaklaşım bu yeni versiyonla birlikte tarih olacak. Giderek “real time search” (eş zamanlı arama) olayına doğru geçiş yapacağız. Eskiden blog doktorunuz günde bir yazı kâfi diyordu, şimdi bir yazı dahi yetersiz kalabilir. Ne kadar ekmek, o kadar köfte durumu diye özetleyebiliriz.

Küçük balığın büyük balığı yutabileceği, elinde dijital kamerasıyla video paylaşımı yapan 12 yaşında bir bebenin bile sizi ekarte edebileceği enteresan bir döneme giriyoruz. Bu arada en dıştan Bing geliyor. Onu gözardı etmemekte yarar var. Bilhassa Windows 7 ile birlikte Bing kullanıcı sayısının gözle görülür bir şekilde artacağını öngörmek yanlış olmaz.

Caffeine ile ilgili öngörülerimi paylaşmaya devam edeceğim. Bu yeni versiyondaki olası sıralamanızı merak ediyor olacağınızı tahmin ederek 2 link paylaştım.  Bu linkler vasıtasıyla hem Google Caffeine versiyonundaki olası sıralamanızı kontrol edebilir, hem de aynı ekranda belli bir anahtar kelimede Google – Google Caffeine sıralama karşılaştırması yapabilirsiniz.

  • Share/Bookmark

SEO Uzmanı Olabilmek İçin Bilmeniz Gerekenler

// Eylül 11th, 2009 // 4 Comments » // Arama Motoru Optimizasyonu

(Okuyucuya not: Bu yazıyı Blog Dergisi 2.sayısı için yazdım. Eğer daha önce okumadıysanız Blog Dergisi‘ne göz atmanızı tavsiye ederim)

Bu yazıda okuyacaklarınız üç yıllık SEO deneyimlerimin kısa bir özetidir. Bu yazı SEO işinin önemini ve ciddiyetini anlatabilmek maksadıyla yazılmıştır.

Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) konusunda uzmanlaşmak  için öncelikle arama motorlarını ve birbirleri arasındaki ilişkileri bilmenizde yarar var. Günümüzde arama motorları internet üzerinden ürün ve hizmetlere ulaşabilmek için en popüler araçlar. SEO yapabilmek içinarama motorlarının çalışma mekaniğini çok iyi öğrenmeniz gerekiyor.

SEO biliyor olmakla müşterilere SEO hizmeti verebiliyor olmak arasında dağlar kadar fark var. Piyasada SEO hizmeti veren ya da verdiğini iddia eden binlerce kişi var. Binlerce kişi arasından sıyrılıp nasıl SEO işi almayı düşünüyorsunuz? Potansiyel müşterilerinizin sizi tercih etmeleri için onları nasıl ikna etmeyi planlıyorsunuz? Verdiğiniz SEO hizmetini rakiplerinizden nasıl daha farklı hale getirebilirsiniz? Daha da önemlisi verdiğiniz SEO hizmeti için nasıl bir fiyatlandırma yapmayı düşünüyorsunuz?

SEO uzmanı olabilmek için kendinize ciddi bir yatırım yapmanız gerekiyor. Teklif yazmak, SEO ile ilgili seminerlere katılmak, sunumlar hazırlamak ve insanlara ulaşabilmek için çok fazla efor sarf etmeniz gerekiyor. Üstelik bunların hiçbirisinin iş olarak size geri dönme garantisi de yok. Olur da işleriniz açılır ve yeni müşteriler almaya başlarsanız kalifiye eleman bulacağınızın garantisi var mı?

SEO uzmanı olarak geçiminizi sağlamak istiyorsanız bunlara benzer pek çok şeyi önceden düşünmeniz ve planlamanız gerekiyor.

Ödeme Modelleri

Herhangi bir müşterinize ciddi miktarda zamanınızı harcayarak SEO yaptınız. Nasıl ve ne şekilde bir ödeme almayı düşünüyorsunuz?

Yurtdışındaki örneklere bakarsak SEO uzmanları saat başına ya da görev başına ücret alıyorlar. Bir takım performans kriterleri (örneğin belli bir kelimede 1.sıraya çıkartmak ya da ziyaretçi trafiğinde %50 artış yaratmak gibi) koyuyorlar ve bu hedeflere ulaşılması durumunda görev tamamlanmış oluyor. SEO uzun vadeli bir strateji gerektiğinden yeri geldiğinde yeni görevler ilave edilerek ya da düzenli SEO raporlaması yaparak SEO hizmeti vermeye devam edebiliyorlar. Bu şekilde çalışmanın avantajı verilen SEO hizmetinin devamlılığı olmasıdır. Ancak bu sistemde zamanla orantılı olarak aldığınız para miktarı düşmektedir Ya fiyatlarınızı arttırmalısınız ya da düzenli olarak yeni müşteri bulmalısınız.

Eğer SEO konusundaki becerilerinize güveniyorsanız ve vereceğiniz SEO desteğiyle bir firmanın satışlarını patlatacağınızı öngörebiliyorsanız, firma ile ortaklığa da gidebilirsiniz. Yurtdışında bunun örneklerine sıkça rastlıyoruz. Bu şekilde çalışan SEO uzmanları uzun vadeli SEO kampanyaları ile firmalara teklifler gönderiyorlar. Firma tarafından kabul görmeleri halinde uzun vadeli bir SEO kampanyası ile firmanın kazançlarından pay alabiliyorlar. Bu SEO uzmanları için bir önceki paragrafta bahsettiğimiz SEO hizmetinden çok daha sağlıklı bir gelir modeli sağlıyor.

Elbette bu modeli hayata geçirebilmek için piyasada tanınmış ve güvenilir bir SEO uzmanı olmanız gerekiyor. Bu aşamada referanslarınızı devreye sokabilirsiniz. Piyasada tanınan, referansları olan ve güvenilir SEO uzmanları bu modelde bir adım öne geçiyorlar.

Bir diğer SEO ödeme modeli de performansa bağlı ödeme modelidir. Bu diğer yöntemlere göre daha riskli bir yöntemdir. Eğer başta konuştuğunuz performans kriterlerine ulaşamazsanız herhangi bir ödeme almanız söz konusu değildir. Bu şekilde çalışan SEO müşterilerİ nadiren cömert bir şekilde para ödeyen müşterilerdir. Eğer başarılı olacağınızdan emin değilseniz, bu yöntemi denemeyi dahi düşünmemelisiniz.

İyi Düşünün

Eğer SEO uzmanı olarak hedeflediğiniz bir kelimeyi üst sıralara çıkarma becerisine sahipseniz, neden bu yeteneğinizi kendi internet projelerinizi geliştirmek ve potansiyel müşterilerinizle rekabet etmek için kullanmayasınız ki? SEO uzmanı olmak yerine bu firmalarla işbirliğine gitmeyi tercih edin. Kazanç potansiyeli oldukça yüksek bir hedef kelimeyi arama motoru sonuçlarında üst sıralarda çıkartmak çok değerli olsa gerek. Potansiyel müşterilerinizin hak ettiğiniz parayı ödeyeceklerini düşünüyor musunuz?

  • Share/Bookmark

SEO Hakkında Bilmeniz Gerekenler – 3.Bölüm

// Eylül 6th, 2009 // 2 Comments » // Arama Motoru Optimizasyonu

Bu bölümde Google optimizasyonu için dikkat etmeniz gereken bir kaç önemli faktöre göz atacağız:

1. Başlıkta Anahtar Kelime Kullanımı:

Bloğunuzun başlığında hedeflediğiniz anahtar kelimeleri kullanmak Google’da üst sıralarda yer almanız için hayati öneme sahip. Eğer birden çok anahtar kelime hedefliyorsanız, başlığınızda öncelikle ana anahtar kelimeniz yer verin. Daha sonra (,) ,(-) ya da (|) ayraçlarını kullanarak diğer anahtar kelimelerinizi de başlığınızda belirtebilirsiniz.

Örneğin profesyonelblogcu.com bloğunun başlığına bakarsanız birden fazla anahtar kelime içerdiğini fark edeceksiniz:

“Profesyonel blogcu, blog yazmak, bloglardan para kazanmak, SEO”

2. Blog/Site İçi Link Yapısı:

Bloğunuzun önemli sayfalarına blog ana sayfanızdan link vermek Google sıralamaları açısından büyük önem taşıyor. Tema seçerken bu faktörü dikkate almakta yarar var. Basit temalar SEO açısından avantaj sağlıyor.

3. Blog İçeriğinde Anahtar Kelime Kullanımı:

Google arama motoru zaman içerisinde giderek daha sofistike hale geldi. Kelimeler arası ilişkileri rahatlıkla tesbit edebiliyor. İçeriğinizde hedeflediğiniz anahtar kelimeleri düzenli olarak kullanarak, o kelimeler ile yapılan aramalarda üst sıralara tırmanabilirsiniz.

4. Harici Linklerin Kalitesi:

Hepimiz blog ya da web sitelerimizden başka site ya da bloglara link veriyoruz. Dışarıya verdiğiniz linklerin kaliteli olmasına özen göstererek kendi bloğunuzun sıralamada üst sıralara çıkmasını sağlayabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken bir kaç temel şey var;

  • Hedeflediğiniz anahtar kelimeler ile link verin.
  • Dışarıya link verdiğiniz blog yazınızın ya da sayfanızın link verilen site ya da blog ile uyumlu olmasına özen gösterin.
  • Link verdiğiniz sitelerin kaliteli ve konusunda popüler olmasına özen gösterin.

5. Site/Blog Yaşı:

Site ya da bloğunuzun yaşlanması ve eski tarihli linklere sahip olması Google arama sonuçlarında daha avantajlı konuma gelmesini sağlıyor. Bu, daha eski tarihli bir siteyi asla sıralamada geçemezsiniz anlamına gelmiyor. Ancak daha yaşlı bir siteye sahip olmak Google sıralamarında bir miktar avantaj sağlıyor.

  • Share/Bookmark

SEO Hakkında Bilmeniz Gerekenler – 2.Bölüm

// Eylül 1st, 2009 // 3 Comments » // Arama Motoru Optimizasyonu

Önceki bölümde SEO konusuna giriş yapmış ve arama motorlarının çalışma prensiplerine göz atmıştık. 2. bölümde bu konu hakkında biraz daha detaylı bilgi paylaşacağım.

Crawler (Endeksleme) Bazlı Arama Motorları

Endeksleme bazlı arama motorları bir kelime ya da kelime grubu ile arama yapıldığında, endeksledikleri sayfalardan yapılan arama ile en uyumlu siteleri listelemeye çalışırlar. Bu prosüdüre genel olarak ranking (sıralama) adı verilir.

Bir sitenin endeksleme bazlı bir arama motorunun endekslerinde üst sıralarda yer almasının tek koşulu aranan kelime ile uyumluluğu değildir. İşin içine bir kısmı bilinen, bir kısmı ise Coca Cola’nın formülü misali sır gibi saklanan ve sürekli değişen kriterler girmektedir.

Endeksleme bazlı bir arama motorunun bir sayfayı arama sonuç listesinde sıralarken dikkat ettiği diğer değişkenler şunlardır:

  • Endekslediği sitelerden o siteye verilen linkler
  • Siteye link veren sitelerin link verirken kullandığı metin
  • Link veren sitelerin PageRank’i
  • Link veren sitelerin link verilen site ile uyumluluğu

Sizin de rahatlıkla fark edebileceğiniz gibi yukarıda belirtilen kriterler bir blog yazarı olarak kontrol etmekte güçlük yaşayacağınız şeylerdir. Bu nedenle şunu belirtmem gerekir ki, endeksleme bazlı arama motorları için site harici SEO faktörleri, site üstü SEO faktörlerine göre çok daha fazla önem kazanmaktadır.

Gelin şimdi endeksleme bazlı arama motorlarına (Google, Yahoo, Bing) biraz daha yakından bakalım. Bir site ya da bloğun bu arama motorlarında endekslenmesini nasıl sağlarız? Hedef anahtar kelimelerinizle üst sıralarda nasıl yer alabilirsiniz? Bu bölüm direkt olarak Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ile alakalı değil. Ancak her yeni blog ya da websitesi oluşturduğunuzda dönüp bakmanız gereken bilgiler içeriyor.

Bugün Google’un internet üzerinden yapılan aramalardaki payı %60′ı geçmekte. Google’u sırasıyla Yahoo ve Bing takip etmektedirler. Google milyarlarca web sayfasını endeklemek dışında, web tasarımcılarının ve blog yazarlarının arama sonuçlarında üst sıralarda yer alabilmek için kullanabileceği bir takım uygulamalar da geliştirmektedir.

Örneğin web sitenizi ya da bloğunuzu http://www.google.com/addurl/ adresine kayıt ettirerek Google’da endekslenmesini sağlayabilirsiniz. Bu şekilde site ya da bloğunuzun endekslenme süresi birkaç hafta ile bir ayı bulabilir. Google Webmaster Tools‘u kullanarak bu süreyi daha da kısaltmanız mümkündür.

Yukarıdaki endekleme yöntemlerine bir alternatif olarak site ya da bloğunuzu http://www.dmoz.org/ dizinine kaydederek çok daha kısa sürede endekslenmesini sağlayabilirsiniz. Şunu da belirtmem gerekir ki, DMOZ dizinine kayıt olabilmek yukarıdakilere nazaran çok daha güç bir işlemdir. Zira kabul işlemi her kategori için görev yapan editörler tarafından yapılmaktadır.

Eskiden Google endekslenmesi ayda bir gerçekleşen rutin bir işlemdi. Bugün Google günlük endeksleme modelini benimsemiş durumda. Şunu da bilmenizde yarar var; Google, Google Avustralya, Google İngiltere ve Google Kanada gibi çeşitli bölgesel merkez ofisleri bulunuyor. Bu Google’un arama sonuçlarının kalitesini bölge ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde arttırmaya çalışmasından kaynaklanıyor. Takip eden bölümlerde bunun arama motoru optimizasyonu açısından öneminden bahsedeceğim.

Site ya da bloğunuzu Google için optimize ettiğinizde, diğer tüm arama motorlarında (kimi zaman değişkenlik gösterse de!) da iyi sıralarda yer alacağınızı garanti altına almış oluyorsunuz. Bu nedenle arama motoru optimizasyonu yaparken birincil hedefiniz Google’da üst sıralarda yer almak olmalı.

Bir sonraki bölümde site ya da bloğunuzun Google optimizasyonu için neler yapabileceğinize bakacağız…

  • Share/Bookmark