Profesyonel Blogculuğa Genel Bir Bakış

Nis 24

Profesyonel blogcuların ya da İngilizce tanımıyla “problogger” olarak kabul edilen blogcuların pek çok farklı tanımı bulunmaktadır. En basit anlatımıyla profesyonel blogculuk “blog yazarak hayatını kazanan” blogcular için kullanılmaktadır. Bu bağlamda bir profesyonel blogcunun, ücret karşılığı fotoğraf çekimi yapan bir profesyonel fotoğrafçıdan ya da basket oynamak için ücret alan bir profesyonel basketbol oyuncusundan herhangi bir farkı bulunmamaktadır.

Profesyonel blogcuları çeşitli kategorilere ayırabiliriz:

1. Bağımsız Profesyonel Blogcular:

Pazarlama, içerik oluşturma, blog kurulumu ve idaresi, kişisel pazarlama, e-posta listesi oluşturma, reklam ve sponsor bulma vs. gibi gerekli tüm işlemler tek bir blogcu tarafından yerine getirilir. Temel gelir kaynakları reklamlar ve sponsorlardır. Kendi okuyucu kitlelerine yönelik ürünler geliştirip satarak da para kazanırlar. Örnek olarak milyon doları aşkın yıllık geliriyle Problogger.net bloğunun sahibi Darren Rowse verilebilir.

2. Kurumsal Profesyonel Blogcular:

Kurumsal bir şirketin bloguğundan yazı yazarak geçimini sağlayan blogculara verilen isimdir. Kurum bünyesinde yer alırlar. Temel gelir kaynakları aylık maaşlarına ilaveten bloğun performansına bağlı olarak aldıkları ikramiyelerdir. Örnek olarak Dell şirketinin bloğu ve burada yazan blogcular verilebilir.

3. Belirli Bir Blog Ağı İçin Yazı Yazan Profesyonel Blogcular:

Uzmanlık alanlarına göre B5 Media ya da Creative Weblogging gibi blog ağlarında yazmak karşılığında ücret alan profesyonel blogculara verilen isimdir. Reklam gelirlerinin paylaşımı ya da yazı başına para ödenerek ücretlendirirler.

The Wall Street Journal’ın websitesinde 21 Nisan 2009 tarihinde çıkan bir habere göre bugün Amerika’da 20 milyondan fazla blogcu bulunmakta ve bunların yalnızca 1.7 milyonu bloglarından para kazanmaktalar. Sadece 452,000 Amerikalı blogcu bloglarını ana gelir kaynakları olarak görmekteler. 20 milyon blogcunun sadece %2’si hayatını tamamıyla blog yazarak kazanmakta.

Bu rakamlardan da rahatlıkla anlaşılabileceği üzere, profesyonel blogculuk uzun vadeli bir strateji ile yapılmadıkça başarılı olmak mümkün değildir. Blogcuların %90’ı aylık 10$ gibi bir gelirle yetinmek durumundadırlar.

Herşeyden önce başarılı bir profesyonel blogcu olabilmek için uzman olduğunuz ya da tutku ile bağlı olduğunuz bir konuda hemen her gün yazı yazmak gerekmektedir. Bu bile başlı başına büyük bir zihinsel mücadele gerektirmektedir.

Devamını Oku

Profesyonel Blogcular Kaça Ayrılır?

Nis 20

Profesyonel blogcular bir e-posta listesine sahip olanlar ve olmayanlar olarak ikiye ayrılırlar. E-posta listesine sahip olan profesyonel blogcular satışlarını üçe beşe katlarken, ısrarla e-posta listesi oluşturmayanlar çok daha azı ile yetinmek durumunda kalırlar. Yol yakınken ne yapın edin siz de bir e-posta listesi oluşturmanın yollarını arayın.

Bir e-posta listesine sahip olmak, size listenize üye olanlara SPAM e-postalar yollamak hakkını vermez. Bu yapılabilecek en kötü hatalardan biridir.  Listenize üye olanlar size güvenmişler ve üye olmuşlar. Güvenlerini boşa çıkarmak olmaz. Uzman olduğunuz konuda üyelerinizin işlerini kolaylaştıracak faydalı bilgiler sağlamanız gerekiyor.

Dürüst olmak gerekirse, listenize üye olanlar arada bir satış yapmaya çalışacağınızı da peşinen kabullenmiş oluyorlar. Yolladığınız e-postalar ile onları düzenli olarak bilgilendirirseniz, işlerine yarayacak ürünleri herhangi birinden almak yerine sırf size iyilik olsun diye sizden aldıklarına şahit olacaksınız.

Önceki yazımda da belirttiğim gibi e-posta listesi oluşturmak profesyonel blogcular autoresponder denen servisleri kullanıyorlar. Ücretsiz autoresponder servislerinin bir kısmına bu linkten eririşebilirsiniz:

http://www.emailaddresses.com/email_auto.htm

Ancak daha önce de belirttiğim gibi ücretsiz olan bu servisler hiçbir zaman Aweber gibi popüler ve ücretli olanların yerini tutamazlar. Şimdi gelin bunun nedenlerine bakalım birlikte…

Neden Aweber Autoresponder?

O kadar çok sebep var ki, hangi birisinden başlayacağımı bilemiyorum. En iyisi Aweber’in avantajlarını listelemek:

  • Bloğunuzun e-posta listesine üye olmak isteyenlerin kullanacakları formları birkaç dakika gibi bir sürede oluşturmak ve bloğunuza yerleştirmek mümkün. Bu formları blog yazılarınızın altına da koyarak, listenizi hızlı bir şekilde büyütebiliyorsunuz. Örnek uygulamalar için SearchForBlogging.com bloğuma göz atabilirsiniz.
  • Listenize online olmasanız dahi e-posta gönderebilme imkanını veriyor. Tatile çıkacaksınız, ama bir yandan da okuyucularınızı boşlamak istemiyorsunuz. Tatil öncesi gönderilecek e-postaları ayarlamanız ve gönderilecekleri tarihi belirtmeniz yeterli. Belirlenen zaman da e-posta listenize gönderileceklerdir.
  • Feedburner ve Aweber arasında yapılmış olan bir anlaşma sayesinde e-posta listenize üye olanları RSS abone sayınıza ekleme şansınız var. RSS takıntısı olanlar için RSS abone sayılarını artırmanın en kolay yolu. Siz sanıyor musunuz ki her gördüğünüz RSS sayaçı gerçekten RSS abone sayısını gösteriyor? Öyle düşünüyorsanız biraz daha dikkatli bakın derim.
  • Her bir e-postanın kaç kişiye yollandığı, kaçının okuduğu, okuyanların hangi linklere tıkladığı vs gibi parametrelere erişebilme. Bu sayede e-postalarınızın verimliliğini ölçebilmek.
  • Her yolladığınız e-posta bültenin aynı zamanda Twitter dan da yayımlanabilmesini sağlamak. Bu şekilde daha geniş kitlelere ulaşabilme şansı.
  • Hazırladığınız bir e-postanın, Gmail, Yahoo, Hotmail vs gibi başlıca e-posta servisleri tarafından SPAM olarak algılanabileceğine dair uyarı. Bu uyarıları dikkate almanız durumunda e-postalarınız listenizin hemen tamanına ulaşacaktır. Minimum hasar ile atlatabiliyorsunuz.
  • Daha da bir sürü özellik.

Sanırım neden ısrarla Aweber üzerinde durduğumu daha iyi anlamışsınızdır.  Peki bir test sürüşü yapmak ister misiniz? Aşağıdaki linke tıklayarak Aweber’in genel işleyişi hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bildiğim kadarıyla şuan için Türkçe desteği vermiyor. İngilizce ile idare etmek durumundayız.


Can You Have More Sales, Too?
Helping over 51,000 businesses like yours raise profits and build customer relationships using AWeber’s opt-in email marketing software for over 10 years.
Take a Free Test Drive today!

Devamını Oku

Profesyonel Blogcunun Alet Çantası – Autoresponder

Nis 16

Profesyonel Blogcunun Alet Çantası – Autoresponder

profesyonel blogculuk araçları

Birkaç gündür SearchForBlogging bloğumda gerçekleştirdiğim zorunlu tema değişikliğinden dolayı bu bloğu ihmal etmek durumunda kaldım. Yeni temamı nasıl buldunuz? Değerli görüşlerinizi bekliyorum.

Birkaç haftadır yazdığım yazıları okuyanlar bu bloğun arama motoru optimizasyonu tekniklerini anlatmak için yazıldığı gibi bir düşünceye kapılabilir. O yazılara bir ad vermek gerekirse, “profesyonel blogculuk için ısınma turları” adını verebiliriz.

Gelin biraz da bir profesyonel blogcunun alet çantasında neler olduğuna göz atalım.

Autoresponder Nedir?

Autoresponder,  e-posta listenize otomatik olarak e-posta yollamanızı sağlayan online bir servistir. Bu servisler profesyonel blogcular için vazgeçilmez öneme sahiptir.

Türkiye’de yerleşik genel kanı olan Google Adsense reklam gelirinin aksine , profesyonel blogcuların hemen hepsinin en büyük gelir kaynağı e-posta listelerine ürün pazarlayarak elde ettikleri gelirlerdir. Bu arada yeri gelmişken konu ile ilgili Ahmet Kirtok’un Email Pazarlama Rehberi yazılarıni incelemenizi tavsiyle ederim.

Örnek vermek gerekirse bir Autoresponder servisi kullanarak uzman olduğunuz konuda hazırladığınız 10 haftalık bir online kursu, her hafta e-posta listenizin üyelerine yalnızca birer e-posta yollanacak şekilde gönderebilirsiniz.

Tek yapmanız gereken 10 haftalık kurs yazılarını 10 ayrı e-posta mesajı halinde bir Autoresponder servisi ile düzenlemek ve gönderilecekleri zamanı ayarlamak. WordPress’in “scheduled post” özelliğine benzer bir şekilde, sizin belirttiğiniz zaman diliminde e-posta listenize tek tek gönderileceklerdir.

Bu harika bir şey! Bir iki gün içinde uzman olduğunuz bir konuda hazırladığınız kursun 10 hafta boyunca siz çevrimdışıyken dahi kursiyerlere gönderildiğini düşünün. Bunun yaratacağı fırsatları gözünüzün önüne getirin.

Yalnız bir kurs için değil, ürün satmak için de bir e-posta listesine sahip olmak ve Autoresponder servisi kullanmak gerekiyor. Profesyonel blogcular da bunu yapıyorlar. Bloglarında gördüğünüz “e-posta listeme üye olun” davetleri laf olsun diye değil.

İnternet pazarlaması konusunda uzman olan kişilerin araştırmalarına göre, internet üzerinden bir ürünü satabilmek için potansiyel alıcıların en az yedi kez o ürün ile ilgili bilgilendirilmesi gerekiyor. İşte tam da bu noktada Autoresponder servisleri önemli bir araç olarak ön plana çıkıyorlar.

Popüler Autoresponder Servisleri

Profesyonel blogcular arasında en popüler olan Autoresponder servisi Aweber‘dir. Aweber ile aynı ayarda olmasa da ona yakın kalitede hizmet sunan bir diğer servis ise GetResponse‘dir. Her iki servis de ücretlendirilmektedir. Ancak 500 e-postaya kadar aylık 19$ gibi komik bir ücret ödüyorsunuz. Bir ay sonunda yapılan satışlarla bu aylık ücret profesyonel blogcular için adeta sakız parasına dönüyor.

Bir sonraki yazımda birlikte Autoresponder kullanımı ve neden bir e-posta listesi oluşturmanız gerektiğine daha derinlemesine göz atacağız. Şimdilik Aweber ve GetResponse sitelerini ziyaret edebilir ve daha önce Search For Blogging bloğumda yazdığım Aweber Review – Email Autoresponder – Part 1 yazıma göz atabilirsiniz.

Devamını Oku

Profesyonel Blogcu Blog Ödülleri’nde

Nis 11

Profesyonel Blogcu Blog Ödülleri’nde

bö!2009

Dostlarımın “3 haftalık blog ödül mü alırmış, dur ne yapıyorsun” sözlerini dikkate almadım. Profesyonel Blogcu bloğum ile Blog Ödülleri 2009‘a katılmaya karar verdim.   Çünkü o 3 haftanın arkasında 3 senelik SearchForBlogging.com tecrübem vardı. Blog Ödülleri sitesine üye olup, “İş Dünyası” kategorisinde “Profesyonel Blogcu”‘ya oy verirseniz sevinirim.

Bu tarz tatlı rekabetlerin Türkiye’de blog sektörünü hak ettiği seviyeye yükselteceğine inanıyorum. Bu açıdan Blog Ödülleri organizasyon ekibini ve sponsor olan firmaları tebrik ederim.

Oylarınız için şimdiden teşekkür eder, rakip blogcu arkadaşlarıma başarılar dilerim. İyi olan kazansın…

Devamını Oku

Kişisel Bir Başarı Hikayesi

Nis 08

Bugün sizlere kişisel bir başarımdan bahsetmek istiyorum. Daha doğrusu kişisel mutluluğumu paylaşmak istiyorum. SearchForBlogging bloğum  Digital Product Reporter‘ın Make Money Online Top 100 Blogs listesinde 47.sıraya kadar yükseldi.

Bahse girerim şuan, “tamam da, bu ne anlama geliyor?” diyorsunuz.

Bu liste blog yazarak para kazanan blogcular ve onlara ait blogların yer aldığı bir liste. Burada üst sıralarda yer almak öncelikle prestij açısından çok büyük önem taşıyor. Bu da hem bloğunuza sponsor bulmanızı kolaylaştırıyor, hem de okuyucu ve abone sayınızı büyük bir hızla artırabilmenizi sağlıyor.

Bir Türk olarak bu listede yer almak ayrıca gurur verici. Buraya yükselene kadar ne mücadeleler verdiğimi bir ben bilirim bir de dizüstü bilgisayarım.

Peki bununla yetinecek miyim? Tatmin oldum mu?

Ne yalan söyleyeyim, henüz olmadım. Bu sene sonuna kendime o listenin ilk 25 sırasında yer almak hedefini koydum. Kolay olmadığını biliyorum, ancak küçük oynamak hayatta hiçbir şey kazandırmıyor.

Türkiye’nin bu alandaki bir temsilcisi olmanın sorumluluğunu taşıyarak bu mücadeleyi vermeye devam edicem. 3-5 sene içinde o listede bir sürü Türk blogcu görebilmek adına bunu yapmam gerektiğini düşünüyorum. Beni bu mücadelede yalnız bırakmayacağınıza inanıyorum.

Devamını Oku

Etkili Profesyonel Blogcuların Ortak Özellikleri

Nis 05

Etkili Profesyonel Blogcuların Ortak Özellikleri

zirve

Nasıl oluyor da blogcuların yüzde 99′u sadece 10$’lık aylık gelir ile yetinmek durumunda kalırken, bazı blogcular senede milyon dolar kazanıyorlar? Bu bol kazançlı blogcuların rakibi olmak iddiasında olan biri olarak onlarla ilgili gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Neleri iyi yaptıklarını bilmekte fayda var.

Öncelikle kim bu para basan profesyonel blogcular sorunuzun cevabını vereyim. Şu blogcuları sıkı takibe almanız için Twitter adreslerini veriyorum:

Peki bu blogcuları diğerlerinden ayıran doğuştan şanslı olmaları ya da yüksek IQ’ya sahip olmaları mı?

Elbette hayır. Ancak profesyonel blogculuğa ve yazmaya tutku ile bağlı olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Son derece kararlı ve azimli karakterler bunlar.

Profesyonel blogculuk elinizde sadece tek bir toplu iğne varken hapishaneden kaçmak için tünel kazmaya benzer. Sabır ve inatla, gece gündüz demeden bu tüneli kazmaya devam etmeniz gerekir.

Sanırım buradaki benzetmeyi biraz açmam gerek.

Profesyonel blogcu denen adamlar toplumun onlara dayattığı kurallara (hapishane!) aykırı adamlar oluyorlar genelde.

Örneğin Yaro Starak son derece iyi bir eğitim almasına ve beraber mezun olduğu arkadaşları senelik 60,000$ kazandıran işlerde çalışmaya başlamasına rağmen, o kendi bildiğini okuyor ve profesyonel blogcu olmaya karar veriyor. Şuan geldiği nokta da böyle bir hareket yaptığına pişman olduğunu sanmıyorum.

Etkili profesyonel blogcuların hemen hepsinin ortak bir özelliği varsa, o da çok iyi bir işadamı kafa yapısına sahip olmaları. Bloglarının ve kişisel popülerliklerinin yarattığı etki alanını kullanarak yeni blog servisleri ve şirketleri kurarak ilerlemişler hepsi.

Hepsinin son derece geniş katılımlı birer e-posta listesi (email list) var. Email Autoresponder (Otomatik Email Gönderen servisler) servislerini kullanarak okuyucularına düzenli bültenler yolluyorlar. Gerek okuyucularından gelen geribildirimlerden ve gerekse de düzenledikleri anketlerden piyasanın nabzını çok iyi tutuyorlar. Açıkları ve sorunları tesbit edip, o sorunlara çözüm getiren servisler ve ürünler sunuyorlar.

Bunu söylememe gerek dahi yok, ancak hepsi son derece başarılı yazarlar. Okuyucularını gaza getirmekte ve motive etmekte üstlerine yok. Sadece yazdıkları iki satır yazıyla dahi okuyucularını ikna ederek satış yapabiliyorlar. Özetle yazdıkları yazılarla önce okuyucuda bir tür susuzluk hissi yaratıp, ondan sonra da suyu parayla satıyorlar diyebiliriz.

Hepsi zaman yönetimi konusunda master ve doktora yapmış durumdalar. Diğer blogcuların sıkça yaptıkları hataları asla yapmıyorlar. Örneğin bütün günlerini diğer blogcuları okuyarak geçirmiyorlar. Kendilerini değişen koşullara çabuk adapte edebiliyorlar. Oijinal görüşleri ve tecrübeleriyle diğer blogculara ışık tutuyorlar. Örneğin Darren Rowse’un burnu tilki burnu gibi. Twitter’ın patlayacağını herkesten önce tahmin etti ve 2008 sonbaharında TwiTip bloğunu yayımlamaya başladı.

Eğer siz de bu yola başkoyduysanız ve henüz yeterince çok kazanamıyorsanız, tüm samimiyetinizle şu soruları cevaplandırın. Bundan sonraki profesyonel blogculuk kariyerinizin yol haritası bu soruların cevaplarıyla çizilebilir:

  • Profesyonel blogcu olmak ve blog yazarak para kazanmak konusunda yeterince tutkulu muyum?
  • Bloğum için nihai hedefim nedir?
  • Blog yazarken, aynı zamanda başarılı bir işadamı gibi düşünüp gelen fırsatları değerlendirebiliyor muyum?
  • Bugün piyasada bulunmayan bir blog servisi ya da ürünü çıkartabilir miyim?
  • Bir email listem var mı? Yeterince etkin kullanabiliyor muyum?
  • Email listeme düzenli olarak bülten yolluyor muyum?
  • Yazarak insanları motive ve ikna etme konusunda yeterince başarılı mıyım?
  • Nasıl daha iyi bir yazar olabilirim?
  • Zaman yönetiminde başarılı mıyım?
  • Zamanımı nasıl kullanıyorum?
  • Zamanı nasıl daha verimli kullanabilirim?
  • Kendine ait görüşleri olan bir blogcu muyum? Yoksa sadece başkalarının görüşlerini aktaran blogcu görünümlü bir haber muhabiri miyim sadece?
  • Bloglar konusunda kendime ait orijinal görüşlerim var mı?
  • Başkalarının fikirlerini sanki kendi fikirlerimmiş gibi kullanarak okuyucumu kandırdığım zamanlar oluyor mu?
  • Blog trendlerini yeterince iyi takip edebiliyor muyum?

Hemen şimdi kağıt kalemi alın elinize ve birkaç saat içinde bu soruların cevabını verin. Bittikten sonra bugün neyi yanlış yaptığınızı daha iyi anlayacaksınız. Yarın yeni ve temiz bir sayfa açmak sizin elinizde…

Devamını Oku