SEO Hakkında Bilmeniz Gerekenler – 2.Bölüm

Eyl 01

Önceki bölümde SEO konusuna giriş yapmış ve arama motorlarının çalışma prensiplerine göz atmıştık. 2. bölümde bu konu hakkında biraz daha detaylı bilgi paylaşacağım.

Crawler (Endeksleme) Bazlı Arama Motorları

Endeksleme bazlı arama motorları bir kelime ya da kelime grubu ile arama yapıldığında, endeksledikleri sayfalardan yapılan arama ile en uyumlu siteleri listelemeye çalışırlar. Bu prosüdüre genel olarak ranking (sıralama) adı verilir.

Bir sitenin endeksleme bazlı bir arama motorunun endekslerinde üst sıralarda yer almasının tek koşulu aranan kelime ile uyumluluğu değildir. İşin içine bir kısmı bilinen, bir kısmı ise Coca Cola’nın formülü misali sır gibi saklanan ve sürekli değişen kriterler girmektedir.

Endeksleme bazlı bir arama motorunun bir sayfayı arama sonuç listesinde sıralarken dikkat ettiği diğer değişkenler şunlardır:

  • Endekslediği sitelerden o siteye verilen linkler
  • Siteye link veren sitelerin link verirken kullandığı metin
  • Link veren sitelerin PageRank’i
  • Link veren sitelerin link verilen site ile uyumluluğu

Sizin de rahatlıkla fark edebileceğiniz gibi yukarıda belirtilen kriterler bir blog yazarı olarak kontrol etmekte güçlük yaşayacağınız şeylerdir. Bu nedenle şunu belirtmem gerekir ki, endeksleme bazlı arama motorları için site harici SEO faktörleri, site üstü SEO faktörlerine göre çok daha fazla önem kazanmaktadır.

Gelin şimdi endeksleme bazlı arama motorlarına (Google, Yahoo, Bing) biraz daha yakından bakalım. Bir site ya da bloğun bu arama motorlarında endekslenmesini nasıl sağlarız? Hedef anahtar kelimelerinizle üst sıralarda nasıl yer alabilirsiniz? Bu bölüm direkt olarak Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ile alakalı değil. Ancak her yeni blog ya da websitesi oluşturduğunuzda dönüp bakmanız gereken bilgiler içeriyor.

Bugün Google’un internet üzerinden yapılan aramalardaki payı %60′ı geçmekte. Google’u sırasıyla Yahoo ve Bing takip etmektedirler. Google milyarlarca web sayfasını endeklemek dışında, web tasarımcılarının ve blog yazarlarının arama sonuçlarında üst sıralarda yer alabilmek için kullanabileceği bir takım uygulamalar da geliştirmektedir.

Örneğin web sitenizi ya da bloğunuzu http://www.google.com/addurl/ adresine kayıt ettirerek Google’da endekslenmesini sağlayabilirsiniz. Bu şekilde site ya da bloğunuzun endekslenme süresi birkaç hafta ile bir ayı bulabilir. Google Webmaster Tools‘u kullanarak bu süreyi daha da kısaltmanız mümkündür.

Yukarıdaki endekleme yöntemlerine bir alternatif olarak site ya da bloğunuzu http://www.dmoz.org/ dizinine kaydederek çok daha kısa sürede endekslenmesini sağlayabilirsiniz. Şunu da belirtmem gerekir ki, DMOZ dizinine kayıt olabilmek yukarıdakilere nazaran çok daha güç bir işlemdir. Zira kabul işlemi her kategori için görev yapan editörler tarafından yapılmaktadır.

Eskiden Google endekslenmesi ayda bir gerçekleşen rutin bir işlemdi. Bugün Google günlük endeksleme modelini benimsemiş durumda. Şunu da bilmenizde yarar var; Google, Google Avustralya, Google İngiltere ve Google Kanada gibi çeşitli bölgesel merkez ofisleri bulunuyor. Bu Google’un arama sonuçlarının kalitesini bölge ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde arttırmaya çalışmasından kaynaklanıyor. Takip eden bölümlerde bunun arama motoru optimizasyonu açısından öneminden bahsedeceğim.

Site ya da bloğunuzu Google için optimize ettiğinizde, diğer tüm arama motorlarında (kimi zaman değişkenlik gösterse de!) da iyi sıralarda yer alacağınızı garanti altına almış oluyorsunuz. Bu nedenle arama motoru optimizasyonu yaparken birincil hedefiniz Google’da üst sıralarda yer almak olmalı.

Bir sonraki bölümde site ya da bloğunuzun Google optimizasyonu için neler yapabileceğinize bakacağız…

Devamını Oku

SEO Hakkında Bilmeniz Gerekenler – 1.Bölüm

Ağu 27

Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) konusunda uzmanlaşmak  için öncelikle arama motorlarını ve birbirleri arasındaki ilişkileri bilmenizde yarar var. Günümüzde arama motorları internet üzerinden ürün ve hizmetlere ulaşabilmek için en popüler araçlar. SEO yapabilmek için arama motorlarının çalışma mekaniğini çok iyi öğrenmeniz gerekiyor.

İstatistiklere göre internet üzerinde ortalama olarak günde 400,000,000-450,000,000 arama sorgusu yapılıyor. Bu aramalar çoğunlukla 2-5 kelimeden oluşan anahtar kelimeler ile yapılıyor.

Arama motorları bu sorgulara endeksledikleri siteler arasından en uygun sonuçları tesbit ederek yanıt vermeye çalışıyorlar.  Arama Motoru Optimizasyonu, bir sitenin hedef anahtar kelimeleri ile yapılan sorgularda arama motoru sonuçlarının üst sıralarında yer almasını sağlamak için site dahilinde ya da haricinde yapılan tüm iyileştirmeler şeklinde özetlenebilir.

Bu aşamada şunu da bilmenizde yarar var; yapılan analizlere göre çoğu arama motoru kullanıcısı arama sonuçlarında ilk 3 sayfadan daha ileri gitmiyorlar. Bu nedenle özellikle yoğun rekabet yaşanan anahtar kelimelerde ilk 30 sıra kritik öneme sahip.

Halihazırda internette pek çok arama motoru olmasına rağmen, en çok önem vermeniz gereken üç arama motoru bulunuyor; Google, Yahoo ve Bing. Bu üç arama motoru internet trafiğinin yaklaşık olarak %95′ini karşılıyorlar. Bu bağlamda SEO yapmak için bu üç arama motorunun çalışma prensiplerini sıkı bir şekilde analiz etmeniz gerekiyor.

Arama motorları 4 farklı çalışma prensibine göre kategorize edilmiş durumdalar:

  • Crawler (Endeksleme) bazlı arama motorları  (Arama motoru örümceği, google bot, spider, crawler, vs.)
  • Dizin bazlı arama motorları
  • META bazlı arama motorları
  • Para karşılığı listeleme yapan arama motorları

Siteniz düzenli olarak gelen bir arama motoru bot u  tarafından endekslenir ve anahtar kelimelerinize göre arama sonuçlarında listelenir. Endeksleme bazlı arama motorlarına örnek olarak Google, Yahoo ve Bing’i verebiliriz. Dolayısıyla SEO konusuna hakim olmak için endeksleme bazlı arama motorlarını yakında analiz etmeniz gerekiyor.

Dizin bazlı arama motorlarının editörlüğü insanlar tarafından yapılmakta. Bu dizinlere kayıt olabilmek için elle gönderim yapılması gerekiyor. Dizin bazlı arama motorlarının iki önemli yararı var; Crawler bazlı arama motorlarının sitenizi kolay bir şekilde keşfetmesini sağlıyorlar ve sitenizin bu dizinlerdeki pozisyonu sitenizin endekslenme oranını arttırıyor.

Meta bazlı arama motorları pek çok farklı arama motorundan sorgunuz ile ilgili en uygun sonuçları sonuç sayfasında listeleme  becerisine sahipler.

Google ve Yahoo dahil olmak üzere bazı arama motorları para karşılığında anahtar kelimelerinizle üst sıralarda yer alma garantisi veriyorlar. En popüler uygulamalarından biri hepinizin çok yakından bildiği Google- Google Adwords programı.

2.bölümde endekleme bazlı arama motorlarına biraz daha yakından bakacağız. Sitenizi Google arama motoruna uyumlu hale getirmeniz için yapmanız gerekenlere göz atacağız.

Devamını Oku

Blog Yazmak Hakkında Öğrendiğim 5 Ders

Ağu 24

“Profesyonel Blogculuk” (Problogger) terimini ilk olarak 2006 yılında internette sörf yaparken keşfettim. Çalıştığım işyerinde çok sıkılmıştım ve severek yapabileceğim alternatif işler arıyordum. Kendimi bir şekilde Darren Rowse’un Problogger.net isimli bloğunda buldum. Başta blog yazarak para kazanılabileceğine inanmasam da, inatla okumaya devam ettim. Zamanla okuduklarım aklıma yatmaya başladı ve sadece birkaç hafta sonra ilk bloğumu yazmaya başladım. Okumayı ve yazmayı çocukluğumdan beri çok sevdiğim için, blog yazarak hayatını kazanmak düşüncesi çok hoşuma gitti.

O zamandan bu zamana pek çok blog yazdım. Hobi olarak blog yazarken, yarı zamanlı profesyonel blogculuğa, oradan da tam zamanlı profesyonel blogculuğa terfi ettim. Yolculuk boyunca pek çok zorlukla mücadele ettim. İyi zamanlarım da oldu, kötü zamanlarım da. Dördüncü senemin sonunda keşke bana birileri şunları blog yazmaya henüz yeni başlamışken söylemiş olsaydı dediğim şeylerin bir listesini çıkardım. Bloglar hakkında öğrendiğim 5 dersi sizlerle paylaşmak istedim:

1. Çok çalışmak (hatta daha da fazla çalışmak!):

Profesyonel olarak blog yazarak hayatınızı kazanmak istiyorsanız, öncelikle çok çalışmayı göze almanız gerekiyor. Blog yazmayı tam zamanlı iş haline dönüştürmeden önceki 2 sene boyunca tam zamanlı işimden arta kalan zamanlarımda blog yazıyordum. 9 saatlik mesai, 2-2,5 saatlik boğaz köprüsü işkencesi ve hemen her akşam blog yazmak durumunda olan bendeniz. Eğer benimki kadar yüksek bir motivasyona sahip değilseniz (monoton işimden ayrılmak ve sevdiğim bir işi yapmak!) profesyonel blogculukta başarı şansınız çok düşük. Bu yolculukta sizi yarı yolda bırakmayacak sağlam bir motivasyon bulmanız şart.

2. Keşfedilmemiş Niche Bir Konuya Odaklanın:

Konudan konuya atlamak yerine, daha önce kimsenin yazmadığı bir konu tesbit edip o konuda bir blog yazın. Bu şekilde o konuya meraklı insanların buluşma adresi olabilirsiniz. Bilgi çağındayız, ancak bu aynı zamanda bilgi kirliliği anlamına geliyor. İnsanlar onlar için bilgiyi süzen, bir tür filtre görevi gören blogcuları takip etmeye daha çok meyilliler.

3. İyi İlişkiler Geliştirin:

Blog yazma maceram boyunca pek çok değişik ülkeden blogcu ile iyi dostluklar geliştirdim. Bu şekilde sadece blog yazma becerimi geliştirmekle kalmadım, aynı zamanda onlardan farklı fikirler ve geribildirimler aldım. Onlardan çok şey öğrendim, onlar da benden öğrendiler. Bu dostluk ağı tam zamanlı bir profesyonel blogcu olduğum zaman daha önce öngöremeyeceğim kadar farklı pek çok şekilde işime yaradı. Siz de diğer blogcularla güzel dostluklar geliştirmek için kendinize muhakkak zaman ayırın.

4. Hata Yapmaktan Çekinmeyin:

İnsan psikolojisi bu; hata yapmayı kimse sevmez. Ancak hatalardan çok şey öğrenebiliriz. Blog yazma maceram boyunca pek çok kritik hata yaptım. Zamanla yaptığım hataları kendimi geliştirmek için bir fırsat olarak görmeye başladım. Siz de hata yapmaktan korkmayın. Hataları kendinizi geliştirmek için bir fırsat olarak görün. Faydasını göreceksiniz.

5. Hakkınızda Ne Düşünürlerse Düşünsünler Kendiniz Olun:

Blog yazma yolculuğunuz boyunca popüler blogcuları taklit etmektense kendi sesinizi keşfetmeye çalışın. Kendi sesinizi keşfettiğinizde okuyucularınız ile çok daha iyi bir iletişim sağlayabilirsiniz. Bu monoton olmanız anlamına gelmiyor. Kendi stilinizi yansıtarak sürprizlere açık ve yaratıcı bir blog yazarı olabilirsiniz. Bu şekilde devam ederseniz, ödülünü er ya da geç alırsınız…

Devamını Oku

Buram Buram Reklam Kokan Bloglar

Ağu 20

(Umumi ihtiyaç üzerine yazılmıştır)

Hangimiz pek çok reklam arasından içeriğini seçemediğimiz bir bloğa girince rahatsız olmuyoruz ki? Ben şahsen böyle bloglarda bir kaç saniyeden daha fazla vakit geçirmemeye özen gösteriyorum.

Bloğunuzdan para kazanmak için  dört bir yanına reklam koymanıza gerek yok. Elbette reklam alacaksınız, ama işi tadında bırakacaksınız. Daha az reklam alarak, daha fazla para kazanabilirsiniz.Yapacağınız reklamlar, ürün satışları vs. içeriğin içine öyle bir ustalıkla serpiştirilmiş olmalı ki, okuyucularınız hem  hoş bir okuma keyfi yaşasınlar, hem de sitenizde bolca vakit geçirerek linklerinize ya da reklamlarınıza tıklasınlar.

Her yazınızda bir ürün satışı yapmak, bloğun her bir tarafına Google Adsense reklamları yerleştirmek bir süre sonra sizin Eminönü’nde turistlerin önünü kesen esnaf gibi algılanmanıza yol açabilir.

Farkında mısınız bilmiyorum, ama bloğunuz ile kendi markanızı da oluşturuyorsunuz. Reklamdan göz gözü görmeyen bir blog ile kaliteli bir marka oluşturmanız oldukça zor…

Devamını Oku

Mert’in Blog Akademisi Kapılarını Açıyor

Ağu 19

Mert’in Blog Akademisi (MBA) açılalı tam tamına 3 ay olmuş. Acısıyla, tatlısıyla akademide ilk 3 ayı geride bıraktık.

MBA ile bir tür kapalı devre yayın yaptığımızın farkındayım. Böyle olduğu için de akademi her türlü spekülasyona açık hale geliyor. Pek çok okuyucum akademiye ilgi duymasına karşın,  eğitimin kalitesi konusunda şüpheleri olduğu için akademiye katılıp katılmamakta tereddüt ediyor.

Sizi daha fazla merak içinde bırakmak istemiyorum. Madem siz akademiye katılmakta tereddüt ediyorsunuz, o zaman ben de akademiyi ayağınıza getiririm! Bu haftadan itibaren başlayarak her hafta e-posta listeme uye olmus 7 kisiyi haftalık webinarlar görüşmelerimize davet edecegim.

“Webinar da ne ola ki?” dediginizi duyar gibiyim.

Sizlere e-posta ile bir davetiye gonderecegim. Davetiye icinde bir link ve meeting ID (gorusme numarası) olacak. Linke tıkladıktan sonra basit bir java uygulamasi yükleyeceksiniz ve bilgisayar ekranıma bağlanacaksınız. Ekranım üzerinden size Mert’in Blog Akademisi’ni tanitacagim. Ekran görüntümü takip ederken her türlü sorunuzu da yöneltebileceksiniz.

İlk webinar bu akşam saat 21:00′da. Takdir edersiniz ki, önceliği e-posta listeme üye olan arkadaşlara tanıdım ve 7 kişilik kontenjanı doldurmuş bulunuyoruz. Siz de e-posta listeme kaydolarak webinar görüşmelerimize katılabilir ve Mert’in Blog Akademisi’ni daha yakından tanıyabilirsiniz…

Devamını Oku