Firmalar, Artık Blogculara Kayıtsız Kalamazsınız…
// Mayıs 22nd, 2009 //
eMarketer şirketi önümüzdeki beş yıl için blog okunma ve yazılma tahminlerini içeren bir analiz yayımladı. Analizi buradan okuyabilirsiniz:Blogging Has Come a Long Way, Baby
eMarketer’a göre blog okuyucuları ve yazarları önümüzdeki beş yıl içinde oldukça yüksek bir oranda artmaya devam edecek. Eğer bir firma sahibiyseniz şunu bilin; müşterileriniz giderek daha çok blog okuyacak ve yazacaklar.
eMarketer’in araştırmasına göre 2013 yılı itibariyle Amerikan halkının % 58′i blog okuyor olacak. Bu günümüzdeki seviyeye göre yaklaşık %20 artış anlamına geliyor. Ayrıca aynı araştırmaya göre Amerikan halkının %17’si 2013 yılı itibariyle blog yazıyor olacak. Bu günümüzdeki orana göre %30 artışa karşılık geliyor.
Anlı şanlı Türk firmaları, sözüm size. Giderek artan sayıda müşteriniz önümüzdeki beş yıl içinde blog yazıyor ve okuyor olacak. Şirketiniz için bir blog oluşturmamak için daha ne kadar inat edeceksiniz? Bloglar sayesinde oluşan diyalogları ve karşılıklı etkileşimi daha ne kadar ıskalamayı düşünüyorsunuz?
Hep bahane, hep bahane. “Blog yazacak zamanımız yok”. Blog yazmaya hevesli çalışanlarıza da engel oluyorsunuz, şikayetler alıyorum bu konuda…
Bu kadar hayati öneme sahip bir iş için zamanınız yoksa, pes doğrusu. Potansiyel müşterilerinizin geleneksel mecrada milyarlar harcadığınız reklamlara karşı bağışıklık geliştirdiğini göremeyecek kadar kör müsünüz?
Kendi bloğunuzu açamıyorsanız bile, blogcularla yakın temas içinde olabilirsiniz. Açın artık gözlerinizi.
Size tavsiyem halihazırdaki ve potansiyel müşterilerinizin gezindiği blogları ve blog sahiplerini takibe alın. Hakkınızda yazılanlara siz bile inanamayacaksınız. Ar-Ge departmanınızı çatlatacak yeni ürün fikirleri, sorunlarınıza dahiyane çözüm önerileri, firmanız içindeki hiyerarşi ve otorite sebebiyle asla olamayacak kadar objektif eleştiriler.
eMarketer’in araştırmasına göre ABD başta olmak üzere dünya genelinde potansiyel müşterilerinizin sektörünüz, siz ve rakipleriniz hakkında daha çok blog yazacağını ve okuyacağını gösteriyor. Sağır ve dilsizleri oynamaya devam etmenin artık size bir faydası yok. Bloglara olan sakat bakışınızı düzeltin. Artık onlar birer hatıra defteri, kişisel eğlence ya da hobi aracı değil. Günümüzün ve önümüzdeki beş yılın reklam mecraları.
Bu yazımı da bir kenara not edin. Çok değil bir iki sene sonra Mert söylemişti dersiniz…









Türkiye'de blogların farkına varılması için yerinde bir uyarı olmuş. Şirketlerin bloglar konusunda yönlendirilmeleri, PR şirketlerinin ufkuyla sınırlı. Daha PR şirketlerinin bir çoğu bu konuyu yeni yeni öğrenmeye çalışıyor. Zamanla anlaşılacağını ve her şeyin yerine oturacağını düşünüyorum.
Mert abi bence olaya biraz dışardan bakmışsın gibime geldi. Çünkü Türkiye şartlarında internet kullananların büyük bir kısmı blog kavramına çok uzak daha yeni yeni bloglar değer kazanmaya başladı. Sitemi gösterdiğim arkadaşlar "bu ne lan ne işe yarıyor" gibi sorular sorarken firmaların blog yapısına kimse bakmayacaktır. Ya da durum tam terside olabilir bilinçli internet kullanıcısı internetten bulduğu bir firmanın blogu var mı diye bakabilir. Ve o blogda firmanın ürünlerine dair yorumlarda bulunabilir. KAtkı sağlayabilir. İşte bu noktada firmalar interneti kullanmasını bilen ve blogu tutacak bir elemana ihtiyaç duyabilir. Maliyeti hesaba katarak getirecekleri düşünmeden "kalsın boşver, ihtiyacım yok" gibi çıkışlarda bulunabilir. Ya da kaç firma aktif olarak blogu kendi yağıyla kavurabilir ki? Son olarak da şirket sitelerinin %80 i anasayfa,hakkımızda,resimler, ürünler, iletişim sayfalarından oluşmakta. Kime anlatabilirsiniz ki blogun firmalara getirebileceklerini?
Bir iki sene sürer mi?
Ömer ben iyimser bir adamım az çok tanımışsındır. Özellikle bu konunun çabuklaşması için üzerime düşeni fazlasıyla yapıyorum. 2010 yılından ümitliyim. Bence seneye patlayacak. 2010 blog yazarlarının yılı olacak.
Belki bir iki yıl sürebilir ama azimliyiz.
Erayın bahsettiği gibi bilgisayar bölümünde okumasına rağmen blog kavramını duymamış insanlar mevcut. Doğal olarak "son kullanıcı" olarak isimlendirilen okuyucu kitlesine tam anlamıyla ulaşmak için daha zamanımız var.
Mert abi biraz iyimser bakmış 2010 demiş.
Ama ben 2012'yi daha uygun görüyorum. 2009'daki blog sektörüyle 2012'deki blog sektörü çok farklı olacak. Elbetteki değişim blog yazarları için iyi yönde olacak. Bunun en büyük örneği MBA.
Fatih benim iyimserliğim MBA ya ve kendime olan güvenimden kaynaklanıyor. Bir tür katalizör vazifesi görecek. Henüz tam olarak anlaşılmamış bir proje bu. Aysberg in görünen kısmı. Ben 2006 yılından beri İngilizce blog yazdığım ve Türkiye deki blog sektörünün en az bir 2-3 sene önünden gittiğim için buradaki sorunları, yanlışları ve yapılması gerekenleri rahatlıkla görebiliyorum. MBA nın her bir katılımcısı bu konuyu hızlandırmak için birer gönüllü gibi çalışacak aynı zamanda.